Makaleler

BAĞIMLILIĞIN PORTRESİ

Terk edilmiş, her an yıkılmak üzere olan virane bir binaya soğuktan ve yağıştan kurtulmak için sığınan ve yapayalnız, bitkin, halsiz ve tükenmiş “tinerci”yi düşünün. Genelde “bağımlı”yı düşünürken hayalimize canlanan portre budur. Bir de üniversite mezunu, iş gücü sahibi, çoluk çocuğa karışmış ama zaman zaman günün yorgunluğunu çıkartmak için herkesten gizli “bir tek” atan iş adamını düşünün. Bu da genelde psikiyatristlerin bağımlılığın ilk aşamasında görmeye alışık olduğu bir portredir. Gördüklerimiz bizi yanıltmasın, bağımlılık sadece “ötekilerin” sorunu değildir. Bağımlılık artık evinize kadar girmiştir. Bu gerçeği kimimiz yeni yeni fark ediyoruz, kimimiz ise henüz farkında bile değiliz. Bağımlılıktan kastım sadece  “alkol-eroin-esrar-hap” dörtlüsü değil, zira sigara, kumar, internet, televizyon, alışveriş gibi “masum” görünen şeyler de bağımlılığa neden olabilir. Ancak bağımlılık bunlarla da sınırlı değildir. Belki etrafınızda, sevgilisinin kendisine uygun olmadığını ve ilişkilerini sürdüren kişilerin bağımlılıktan bağımlılığa dönüşen ilişkilerini görmüşsünüzdür. Bu da insan bağımlılığıdır ve tedavi gerektirir.

Bilinmelidir ki, herhangi bir şeye bağımlı olma potansiyeli olan birisinin, başka şeylere bağımlı olma potansiyeli de normale göre çok daha fazladır. O yüzden terk edilip teselliyi alkolde arayan, kaybettiği nesnenin yerine koymak için madde kullanmaya başlayan veya dertlerinden kurtulmak için kendisini alışverişe veren kişileri değerlendirirken bu açıdan bakmakta fayda vardır.

Bu bağlamda bir hastamın öyküsünü sizinle paylaşmak isterim:

“Meryem diye bir kızı seviyordum, ilişkimiz süper gidiyordu. Onsuz bir hayat düşünemiyordum. O dönem biraz meraktan biraz da keyfime keyif katmak için esrar içmeye başladım. Bu yaptığımı Meryem öğrendi ve ilişkimiz bitti. Çöktüm, şok oldum. Her an yokluğunu hissediyor, onsuzluğa dayanamıyordum. Ve bu halde iken mahallemizden bir Abi’nin önerisi ile adını sonradan öğrendim eroine başladım. Kafam güzel oluyordu, hiçbir şeyi düşünemiyordum artık. Meryem dahil hiç kimse ve hiç bir şey umurumda değildi. Bir hafta böyle devam ettim, bir gün bulamağım için içemedim. Burun akıntısı, ishal, esneme, uykusuzluk ve ağrılar beni mahvetti. Şimdi de eroinsizliğe dayanamıyorum”

Dr. Serdar Nurmedov

Dr. Serdar Nurmedov

Türkmenistan/Daşoğuz'da 1976 yılında doğdu. 1996 yılında Trabzon Kanuni Anadolu Lisesini bitirdi. Aynı yıl Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı ve 2002 yılında tıp doktoru diplomasını aldı. 2003-2008 yılları arasında Marmara Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalında üst ihtisasını yaptı.

Halen NPİstanbul hastanesinde klinik şefliğini yapmakta. Alkol-Madde Bağımlılığı, Bellek İşlevleri ve Nöropsikiyatri özel ilgi alanlarıdır

Yorum Yok

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir