Madde Kullanımı “bağımlılık yapan maddelerin vücuda alınmasıdır. Madde kullanıcıları kontrol edebileceği inancı ile madde kullanmaya başlar, madde kullanılmaya başladıktan ne kadar süre sonra bağımlılık gelişeceği bilinemez, bir kez kullanım dahi risklidir.

Bağımlılık geliştikten sonra bu süreç ömür boyu sürer, düzelir ancak hiçbir zaman tam olarak iyileşmez.

Bağımlılık sürecinin ilerleyen aşamalarında ilk kullanımdan sonra tekrar madde alma ihtiyacı doğar. Sonrasında aynı etkinin sağlanması için kullanım sıklığı ve/veya miktarı artabilir. Bu kısır döngünün yerleşmesiyle birey bağımlılık sürecine girmiş olur.

Güvenli bir madde ve güvenli bir kullanım şekli yoktur.

Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. İnsan vücuduna giren her maddeyi hücre tanır ve hafızasına alır. Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

Bağımlılığı engellemek ancak hiç başlamamak suretiyle kişinin kendi elindedir.

Kişinin eğitimi, toplumsal konumu, gelir düzeyi vb. etkenler bireyin bağımlılık sürecini etkilemez.

Bağımlılık yapıcı madde, yaşam düzeninizi değiştirir

Risk Faktörleri

Ruhsal sorunları ya da bağımlılığı olan ebeveynin bulunduğu kaotik aileler,

Doğru olmayan yetiştirme yolları,

Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği,

Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar,

Okul başarısında düşüş,

Sosyal becerilerin zayıf olması,

Sapkın davranışlar sergileyen arkadaşlarla “takılma”,

Okul ya da aile ortamlarında uyuşturucu kullanan kimseler kişiyi madde kullanımına yöneltme risk faktörleri arasındadır.

Önleyici Faktörler

Güçlü ve pozitif aile bağları,

Ebeveynlerin çocuklarının yaşamlarına ilgili olmaları,

Ebeveynlerin çocuklarının arkadaşlarından ve neler yaptıklarından haberdar olması,

Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması,

Okulda başarılı olma,

Okul, kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bir bağ,

Uyuşturucu kullanımı ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme.

Anne –Baba Tepkileri

Kabullenmeme – İnkar “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”

Kendini ve eşini suçlama, tartışmalar. “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” Biz asla iyi anne – baba olamadım.”

Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim.” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”

Öfke duyma: “Benim böyle bir çocuğum olamaz.”

Çocuğu suçlayan ve aşağılayan tarzda konuşma; “Senden ne köy olur ne kasaba”

Uç kararlar alma eğilimi: “Okul hayatın bitti.”

1 Yorum

  1. Yetis Bozkurt
    24 Mayıs 2016 at 09:47 — Cevapla

    Almanya’dan telefondan görüşmüştük . Şuan türkiyeye geldim zonguldak Ereğli’de kalıyorum sizinle ne zaman görüşebiliriz lütfen beni arayınız ben de sizin numaranız yok benim numaram. 0 (537) 912 72 28 Sizden en kısa zamanda haber bekliyorum teşekkür ederim

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir