Bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek; veya bir başka iradenin tahakkümü altına girme durumu olarak tarif edilen genel manadaki “bağımlılık”, günümüzde alındığında insan beyni ve fizyolojisi üzerinde tamamen geçici, sanal ve sahte bir tatmin duygusu oluşturan; kullanılmadığı zaman dayanılmaz eklem ağrıları, kramplar gibi anatomik ve fizyolojik rahatsızlıklar veren, algı dengeleri altüst eden kriz dönemleri ortaya çıkaran bir durum olarak bilinmektedir.
Bağımlılık sonuçta bedensel, ruhsal ve aynı zamanda sosyal yönden çok büyük hasarlara yol açarak ölümle nihayetlenir.
İşte, kullanıcının bu konudaki düşünce sistemi değiştirilemediği sürece içme-kullanma isteği durdurulamayacağı için; bağımlılığa başlama yaşının ülkemizde 11’e kadar düştüğü dikkate alınırsa, çocuklarımızın ne denli büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğu kolayca anlaşılır.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de uyuşturucu madde kullanımına engel olabilmek amacıyla kanunlar çıkarılmıştır. Buna rağmen artan madde bağımlılığının kanunla ve polisiye tedbirlerle çözülemeyeceği anlaşılmış bulunmaktadır.
Dünyada birçok ülke madde bağımlılığı konusunda — tabiri caizse — “havlu atmış”; artan madde bağımlılığı karşısında aciz kalarak, kullananların krize girip etrafa rahatsızlık vermemeleri ve sessizce ölmeleri için kendi elleriyle uyuşturucu temin etme yoluna girmiştir.
Gençlerin bir gruba ait olma ihtiyacı, ayrılmış anne-baba, anne baskısı, sosyopat baba, ailenin çocuğu yetiştirme tarzı, başarısızlık, yenilgiler, ölüm, ayrılık, işten atılma, mutsuzluk, eski-yeni nesil çatışması, yayın çeşitleri ve sinema gibi telkin araçları, şehirleşme problemi gibi pek çok faktörün sebep olabildiği ve sosyal bir kanser olan bağımlılık için — en azından diğer ülkelerin durumuna düşmemek adına — bu konularda çalışmayı çok hayırlı bir vazife addeden bir grup hamiyetperver ile birlikte Bağımsız Yaşam Derneği‘ni kurmuş bulunuyoruz.
Derneğimiz
- Aile fertlerinin madde bağımlısı olma riskini en az seviyeye indirmek için sağlıklı bir aile ortamının oluşturulması konusunda çalışmalar yapmak,
- Madde bağımlılığı ile ilgili adalet, eğitim, güvenlik, sosyal hizmet, yerel yönetim, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği ve eşgüdüm içinde madde bağımlılığının önlenmesi ve tedavisine yönelik hizmetleri yürütmek,
- Madde bağımlılarına maddi ve manevi yardım yapmak, onların topluma kazandırılmasını sağlamak için ihtiyaç duyulan eğitim, rehberlik, danışmanlık, tedavi, yenilenme merkezi ve terapilerle ilgili araştırma ve destek çalışmaları yapmak,
- Madde bağımlılığı konusunda toplumda yardımlaşma, dayanışma ve gönüllüğün tesisi için gerekli çalışmaları yapmak,
- Madde bağımlılığı ile mücadele hususunda milli politikaların oluşmasına yardımcı olmak.
Amaçlarını taşımaktadır. Bu haliyle derneğimiz faaliyetlerini yalnız “madde bağımlılığı” konusundaki çalışmalara hasredecektir.
Madde bağımlılığı probleminin, kurduğumuz bu dernek vasıtasıyla çözüleceği iddiasında değiliz. Bu problemin; ilgili kamu kurum ve kuruluşları yanı sıra, gönüllü sivil toplum kuruluşlarının el ele vererek yapacağı koordineli faaliyet ve çalışmalarla halledilebileceğinin şuurundayız.
Ağzındaki bir damla su ile yangını söndürme yoluna çıkan karınca misali, biz de bu toplumsal yangını söndürme konusunda karınca kararınca bir şeyler yapmak istiyoruz.
Gayret bizden, tevfik Allah (CC)’dan…
Yusuf Ziya KORKMAZ
Bağımsız Yaşam Derneği (BAYDER) Yönetim Kurulu Başkanı