Daha Fazla 'Anne' Ağlamasın Diye Elimizden Geleni Yapıyoruz

BAYDER olarak, kalbinde fırtınalar kopan tek bir annenin bile yalnız hissetmemesi için yola çıktık. Bu iyilik hareketinin büyümesi ve daha çok kalbe dokunması için sizin de katkınıza ihtiyacımız var.

Küçük ya da büyük, yapacağınız her yardım bir annenin yüzündeki tebessüme, ömrünüzdeki en güzel duaya dönüşecek. Gelin, bir annenin hayır duasında buluşalım.

Uyuşturucu Kullanan Kişi Suçlu Değil, Danışandır

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a göre uyuşturucu kullanan kişiler suçlu değil danışandır. Toplumdaki bu yanlış algı kırılmadıkça, bağımlı bireyler toplumdan daha da kopuyor.

Bu yazı, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerinden derlenmiştir. BAYDER’in tedavi yaklaşımının da temelini oluşturan “suçlu değil, danışan” bakışını anlatması bakımından önemlidir.

Yanlış Algı: “Suçlu” mu, “Danışan” mı?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre uyuşturucu kullanan kişiler suçlu değil, danışandır — ve toplumda bu konuda yanlış bir algı vardır. Tarhan bu algının kırılması gerektiğini vurguluyor: “Toplum, uyuşturucu kullananları suçlu ve sanık sandalyesine oturtuyor. Bu algı kırılmazsa kişiler toplumdan daha da kopuyor, uyuşturucu bataklığına daha çok saplanıyor. Bu kişilerin suçlu muamelesi görmemesi, danışan olarak ele alınması gerekiyor.”

Devletin Çabası Önemli, Ama Tek Başına Yeterli Değil

Tarhan, uyuşturucuyla mücadelede güçlü ve kararlı bir iradenin varlığına dikkat çekiyor; ancak kamunun liderliğini gerekli fakat yeterli görmüyor: “Devletin sahip çıkması güzel, ama bu tek başına yürütülecek bir çalışma değil. Sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler de bu meseleye sahip çıkmalı.”

“Panzehir Bilimsel Projelerdir”

Tarhan’a göre mağdur kişilere yardım için mutlaka projeler hazırlanmalı; sözel destek yerine bilimsel, her ihtiyacı karşılayacak projeler geliştirilmeli. “Bunun için kesinlikle bütçe ayrılmalı; aksi hâlde çalışmalar raflarda kalır. Kalkınma Ajansı, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği destekleriyle sosyal projeler geliştirilmeli. Mücadele ancak projelerle etkili biçimde sürdürülebilir.”

Uyuşturucuyla Mücadelede 4 Aşama

Tarhan, etkili bir mücadelenin dört aşamadan oluştuğunu belirtiyor:

  1. Koruyucu ve önleyici çalışmalar: Farkındalık oluşturmak ve doğru bilgilendirme yapmak.
  2. Risk gruplarına yönelik çalışmalar: Madde kullanan kişilerin yakınları ve aileleri risk altındadır; bu gruba özel projeler gerekir.
  3. Tedavi süreci: Tıbbi desteğin ve tedavinin sağlıklı biçimde yürütüldüğü dönem.
  4. Tedavi sonrası yenilenme: Tedavinin tamamlandığı; sosyal, mesleki ve bireysel yenilenmenin sağlandığı süreç.

Tarhan’a göre bu dört aşama kontrollü ve sağlıklı biçimde yürütülürse başarı da gelir.

Önlemek Mümkün

Madde kullanımının dünyada bir salgın gibi ve tahmin edilenden hızlı yayıldığını belirten Tarhan, yine de önlemenin mümkün olduğunu vurguluyor. Uyuşturucunun “gelecek nesilleri çalan bir madde” olduğunu söyleyen Tarhan, kullanımın bu hızla sürmesi hâlinde toplumu uzun vadede ciddi risklerin beklediği uyarısında bulunuyor.

BAYDER olarak bu yaklaşımı paylaşıyoruz: bağımlı bireyi yargılamak değil, ona el uzatmak çözümün ilk adımıdır. Ücretsiz ve ilaçsız destek için bize ulaşabilirsiniz.